Erkan tarafından gönderildi
17 Ocak, 2017
1 yorum
334 okuma

Karabasan Sizi Ne kadar Etkiliyor ?

Karabasan .. Bu kelimeyi hiç duydunuz mu bilmiyorum. Ya da nedir , ne değildir hiç biliyor musunuz ?Ben de birilerinden duyduğumda hep dalga geçmiş , gülmüş , eğlenmiştim. Olur mu hiç öyle şey demiştim. Ama insan zamanla kendi başına geldiği zaman bazı sözcüklerin gerçek manasını daha iyi anlıyor. Aslında ne olduğunu biliyor ama aynı olayı yaşayan insanlarla daha iyi empati kurabiliyor. Kısacası eşekten düşmüşün halinden , yine eşekten düşmüş anlıyor..
Issız bir köyde ücretli öğretmenlik yaptığım zamanlardan biriydi. Akşam olduğu zaman köyde en cılız sesler bile kulak aşındırabilirdi . O derece sessiz , sakin bir yer. Gecesi karanlıktı. Bir de elektrikler yoksa gökyüzüne baktığınızda tüm galaksiyi görebilirdiniz.. O derece karanlık …
Gecenin huzurlu uykusunda aniden uyandım . Olabildiğince sessizdi yine her yer. Ev arkadaşım uyuyordu . Onun varlığı aslında beni bir nebze rahatlatıyordu. Tek olmaktan daha iyiydi tabi burada. Ancak fark ettiğim bir şey vardı. Hiçbir yerimi kıpırdatamıyordum . Birden içimde oluşan panik gittikçe artmaya başladı. Ayağa kalkmak istiyordum ama vücudum sanki benden bağımsız bir şekilde tepki vermiyordu. Arkadaşıma bağırıp yardım istemeye çalıştım . Ama sesim çıkmıyordu. Açıkçası ağzımı oynatabildiğimden bile emin değildim. Tüm çığlıklarım bedenimin içinde bastırılıp sindiriliyordu sanki . Paniğe kapılmıştım. Çaresizlik kelimesi sözlükte değil bende anlam kazanıyordu o an. Film şeridinden daha hızlı bir şekilde olumsuzluğa sürükleniyordum. Sanki yaşadığım an hiç bitmeyecek , o şekilde felç kalacak ya da ölecektim . Aklımdan tek geçen düşünceler bunlardı. Bir süre sonra parmağımın hareket ettiğini hissettim. Sanki üstümden bir şey yavaşça , tedbiri elinden bırakmadan kalkıyordu. Sanki belimdeki silahıma sarılmamdan korkan bir başkasının yavaşça güven hissini aldıktan sonra bırakmaya çalışması gibiydi bu his. Sanki kanım damarlara doluyor , vücudum tekrar ruhuna kavuşuyordu. Bir süre sonra doğrulmuştum. Bana saatlerce gelen bir süre sonra… Ama kalkmam bile dakikalar almıştı sanki. Vücudum hareket kazandığı andan sonra bile zorlayarak kendimi kaldırabilmiş hissettim. Evet yatağımda doğrulmuştum…
Bir süre öylece bakakaldım. Az önce yaşadıklarımı düşünüyordum. Tuhaf, korkutucu bir daha yaşamak istemediğim bir durumdu. Aklımdan çıkarmaya çalışıyor bir türlü başaramıyordum. Tekrar uyuyup her şeyi unutmanın mantıklı olacağını düşündüm. Geriye doğru uzanmaya başlamışken yine kontrolün benden gittiğini hissettim. Sanki ben yatmıyordum. Bir şey beni itekleyerek yatırıyordu. O an bir mücadeleye giriştiğimi hissettim. Ya az önceki duruma girecektim , ya da kalkabilecektim. Kendimi tamamen yatmamak için zorladım. Ve nihayet az önceki gibi yatağa oturmuş vaziyete geldim. Tekrar yatıp uyumaya çalışmanın riskini çok daha iyi biliyordum şimdi .. Bu korku ile bilgisayarımı açıp yaklaşık 1 saat kadar vakit geçirdim. Sonunda iyice düşen gözlerim, perdelerini kapatmaya başlamıştı. Az önceki yaşadıklarımdan dolayı ise hiç yatağa yatmak istemiyordum. Korku ve uyku arasında gidip gelirken uykum galip geldi. Daha doğrusu cesaretim.. Çünkü onunla mücadele etmek de istiyordum. Ve tekrar yatağıma yattım. Korktuğum gibi olmamıştı. Ve bir süre sonra huzurlu bir uykuya dalarken bu yaşadıklarımı hiçbir zaman unutmayacağım aklıma gelmemişti…
İşte bu yaşadığım olayın halk arasındaki ismi “Karabasan”dır. Uykulu iken insanların üzerlerine çöken, onları korkutan , bağırmalarını ve hareketlerini engelleyen ,nefes alıp vermelerini zorlaştıran, dehşet veren yaratık .. Bir seferinde de bunun tıbbî bir açıklamasını okumuştum . Vücut yorgunlukla ağır bir uykuya yattığında , sonrasında uyanıldığında aslında uyanan sadece beynimiz oluyormuş. Yani uyanığız , görebiliyoruz , duyabiliyoruz. Çevremizi algılayabiliyoruz. Ama vücudumuz daha uyanmamış oluyor. Vücut uyanana kadar geçen kısımda ise paniğe kapılıyoruz. Oysa bir süre sonra vücut da uyanacak , ve uzuvlarımız hareket etmeye başlayacaktır..
Karabasan mı yoksa vücudun uyanamamış şekli mi ? Neye inanmak isterseniz ona inanın. Gerçek şu ki ; böyle bir olay sizlerin de başına gelebilir…

( YAZAR – FaV0rY )

ETİKETLER


Yorumlar (1 Yorum)

  • Merhaba, bu karabasan dediğimiz varlık, beni çok etkkiliyor hiç yanlız birakmıyor , kanka olduk neredeyse 🙂 her akşam sessizliğinde ortaya çıkan bir varlık , yanlızken insanlara geliyor. korkacak birşey yok aslında üzerinizde ağır etkiler bırakıyor insanın çöküntüler üzerine kamyon düşmüş gibi , sıkılıyor elini dahi oynatacak insanda hal birakmıyor onun için , yatmadan önce , felak ve nas surelerini ve ayetel kursi dualarını okumalıyız ..

    Felak Suresi

    Felak Suresi Arapça Latin Harf
    1. Kul, euzü birabbil felâk,
    2. min şerri ma halak,
    3. ve min şerri gasikin iza vakab,
    4. ve min şerri neffassâti fil ukad,
    5. ve min şerri hâsidin iza hased.

    Felak Suresi Meali:
    De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”

    NAS SURESİ
    Nas Suresi Arapça Latin Harf
    1. Kul, euzü birabbin nâs,
    2. melikin nâs, ilâhin nâs,
    3. min şerril vasvasil hannas,
    4. elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs,
    5. minel cinneti ven nâs.

    Nas Suresi Meali:
    De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”

    Ayete’l Kürsi
    * Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum
    * la te’huzühu sinetüv vela nevm
    * lehu ma fis semavati ve ma fil ard
    * men zellezi yeşfeu indehu illa bi iznih
    * ya’lemü ma beyne eydihim ve ma halfehüm
    * ve la yühıytune bi şey’im min ilmihi illa bi ma şa’
    * vesia kürsiyyühüs semavati vel ard
    * ve la yeudühu hıfzuhüma
    * ve hüvel aliyyül aziym

    Ayetül Kürsi Meali:
    Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur.1 O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?2 O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.3

Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?